Bitki Besin Elementleri ve Sınıflandırılması

Mutlak gerekli makro ve mikro elementler

Bitkiler yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için mutlak gerekli olan 16 adet besin elementine ihtiyaç duyarlar. Bitkiler bu elementlerin küçük bir kısmını havadan ve sudan karşılarken, en büyük kısmını topraktan alırlar. Besin elementleri bitki içindeki taşınma özelliklerine göre mobil (hareketli) ve immobil (hareketsiz) olarak ikiye ayrılır. Mobil elementlerin noksanlık belirtileri öncelikle yaşlı yapraklarda ortaya çıkarken, immobil elementlerin noksanlıkları ilk olarak genç yapraklarda ve sürgün uçlarında görülür.

Havadan ve Sudan Alınan Elementler (C, H, O) Karbon (C), Hidrojen (H) ve Oksijen (O), bitki kütlesinin çok büyük bir kısmını oluşturur ve gübreleme yoluyla doğrudan bitkiye verilmelerine ihtiyaç duyulmaz. Karbon, atmosferden CO2 şeklinde alınarak karbonhidrat, protein, yağ ve nükleik asit gibi organik bileşiklerin temel yapıtaşını oluşturur. Hidrojen sudan (H2O) alınarak bitki metabolizmasında merkezi bir rol oynar ve iyon dengesinin sağlanmasına yardımcı olur. Oksijen ise hem havadan (O2) hem de sudan (H2O) karşılanarak bitkilerin hayati süreçlerinin devam etmesini sağlar

Azot (N)
Azotun (N) doğadaki en büyük kaynağı atmosferdir. Atmosferimizdeki gazların hacimce %78 i azot gazıdır. Ancak elementel ve gaz halde bulunan azotun (N2) bitkiler tarafından bu şekilde alınması olanaksızdır. Atmosferdeki azotun toprağa geçmesiyle azot fiksasyonu gerçekleşir (bu fiksasyon hem biyolojik hem de fizikokimyasal olarak gerçekleşebilir) ve azot bitkilerin alabileceği formlarda toprakta bulunabilir. Bitkiler azotu Nitrat (NO3) ve Amonyum (NH4) ve Üre (NH2) formunda alabilirler. Amonyum (NH4) formu nötr ve nötr e yakın topraklarda Nitrat (NO3) formu ise düşük pH’lı topraklarda daha rahat alınabilir.
Azot (N) bitkilerde proteinleri oluşturan amino asitler, nükleik asitler ve güneş enerjisini şekere dönüştüren klorofil için mutlak gerekli bir besin elementidir. Dolasıyla bitkilerin yaşam kaynakları arasında en önemlilerinden biridir. Bitkilerde yeşil aksamın gelişmesinde önemli rol oynar. Aynı zamanda beraberindeki elementlerin bitki bünyesine alımına da olumlu etki eder. Bitkilerin büyümesi gelişmesi, yeni sürgünlerin oluşması ve oluşanların gelişmesi, sağlıklı köklerin oluşması, meyvelerin büyümesi (irileşmesi) ve bitkinin yaşlanma sürecinin yavaşlaması, kök gövde oranın sağlıklı olması için gereklidir. Azot eksikliği bitkide ciddi yıkımlara sebep olur. (bknz: azodoor, rapid N32)

Fosfor (P)
Fosfor (P) bitkiler tarafından H2PO4-, HPO4-2 şeklinde alınır. Şeker ve nişasta gibi maddelerin taşınması ve depolanmasında etkilidir. Nükleik asitlerin (DNA) oluşumunda ve gen aktarımında görev alır. Hücre bölünmesi ve yeni hücre oluşması için oldukça gerekli bir makro elementtir.
Bitkide generatif gelişim için (köklenme çiçeklenme, meyve tutumu) önemli olan ve bitkinin en çok ihtiyaç duyduğu makro elementlerden biridir. Fosfor noksanlığında bitkilerde büyüme geriler, kök/gövde oranı düşer bu durum kök gelişimi üzerine olumsuz baskı oluşturur. Kök teşekkülü zayıftır ve saçak kökler azalır. Eksikliğinde yaprak kenarlarında yarım ay şeklinde sarımtırak bazen kahverengi lekeler oluşur, öncesinde ise yapraklar morarır. Bitkide gelişme zayıf ve homojen değildir. Çiçek ve tomurcuk oluşumu zayıf veya çok azdır oluşan çiçeklerde küçük kalır.
Bunların yanında Fosforun kök bölgesinde aşırı birikmesi bazı mikro elementlerin alımını olumsuz etkilediğinden büyümeyi olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Fosfor fazlalığında Demir (Fe), Çinko (Zn), Bakır (Cu), Mangan (Mn) gibi mikro elementlerin alımını olumsuz etkilemektedir. (bknz: P.Zinc, paNco,)

Potasyum (K)
Potasyum (K) bitkiler tarafından K+ formunda alınır. Bitkilerde, iç dolgunluğunun artması, daha iri, albenisi yüksek ve kaliteli meyve oluşumu üzerine olumlu katkı sağlar. Meyvelerin şekil bozukluklarının önlenmesine yardımcı olur ve homojen renklenme üzerine son derece etkilidir. Potasyum bitkilerin dokuları sıkılaştıracağı için bitkilerin olumsuz koşullardan daha az etkilenmesine yardımcı olur (Kuraklık, Don, Tuzluluk). Meyvelerin nakliye dayanımı ve raf ömrünü uzatır. Bitki hücrelerinde tuz ve suyu dengeleyerek solgunluğu azaltır. Potasyum fotosentez sonucu meydana gelen ürünlerin bitkide gerekli organlara taşınmasında etkilidir bu sebeple Potasyum noksanlığında bitkide amino asit ve şeker gibi bileşikler birikir taşınmasında sorunlar meydana gelir. (bknz: color K, redpower K, potamino)

Kalsiyum (Ca)
Kalsiyum (Ca) bitkiler tarafından Ca+2 şeklinde alınır. Çiçeklenme ve köklenmeyi olumlu etkiler. Daha canlı ve homojen meyve oluşumu sağlar. Yeteri kadar kalsiyumun bulunması durumunda fazlaca oluşan kalsiyum pektat bileşikleri poligalakturonaz nedeniyle parçalanmaya karşı dokuları güçlü kılar. Hücre duvarlarında yer alan kalsiyum pektatlar bitki dokularını ve meyveleri mantar ve bakteri enfeksiyonlanna karşı da korur. Meyvelerin nakliye ve raf ömrünü uzatarak ticari kayıp risklerini azaltır. Bitki hücrelerinde tuz-su dengesi kurarak meyve saplarını kuvvetlendirir ve meyve dökülmesinin azalmasına yardımcı olur. Noksanlığı durumunda Elmada acı benek domateste ve biberde ise dip çürüklüğü, çiçek burnu yanıklığı gibi fizyolojik problemler ortaya çıkar. (bknz: allincal,makro calcium,calidoor)

Magnezyum (Mg)
Magnezyum (Mg) bitkiler tarafından Mg+2 şeklinde alınır. Ribozom yapılarının stabilizasyonu için çok önemlidir. Bitkilerde yeşil aksamın ve fotosentezin verimli çalışmasında etkilidir. Klorofil sentezinin yapı taşıdır. Fosforilasyon sürecinde görevlidir. Çeşitli enzim sistemlerinde aktivatör görevi görür. Karbon ve protein metabolizmasında görevlidir. Bitkinin stres ortamında daha az etkilenmesine yardımcı olur.

Kükürt (S)
Kükürt (S) bitkiler tarafından SO4-2 şeklinde alınır. Tarımsal üretim yapılan topraklarda kireç (Ca) oranın yüksek olmasından dolayı pH ın yüksek olması başta Demir (Fe) olmak üzere diğer mikro elementlerin bitki tarafından alınımını olumsuz etkilemektedir. Bununla beraber yüksek Kalsiyum (Ca) konsantrasyonu da Fosforun (P) alınımını olumsuz yönde etkilemektedir. Kükürt uygulandığı topraklarda pH düşürücü etkiye sahiptir ve toprakta başlıca faydalarından biri yüksek kireç ve alkali koşullardan dolayı oluşan olumsuzlukları gidermesidir, tarımsal üretimde de pH düşürücü olarak da kullanılmaktadır. Toprakta kaymak tabakasının giderilmesine olumlu katkı verir, toprağın havalanmasını ve su tutma kapasitesini artıracağından bitki gelişimi üzerine olumlu katkı sağlar. Bitkinin kışa ve hastalıklara dayanımını artırır, toprakta mikroorganizma faaliyetlerinde artış sağlar. Bununla beraber protein üretimi için gerekli olan aminoasitlerin yapısında bulunur, bitki ve tohum büyümesine katkıda bulunur. Bazı fungal hastalıkları ve emici böcekler (akarlar) üzerinde baskılayıcı etkisi vardır. (maksulfo 80 SC)

Demir (Fe)
Demir her ne kadar toprakta noksanlık yaratmayacak miktarlarda bulunsa da toprakta çözünmüş halde bulunan Demir (Fe) miktarı oldukça düşüktür bu sebeple eksikliği en sık ve fazla görülen besin elementlerinden biridir. Demir (Fe) yüksek pH ve yüksek kireç ortamında çözünemez bileşikler oluşturur. Ülkemiz toprakları Karadeniz Bölgesi haricinde yüksek pH’lı olduğundan dolayı Demirin (Fe) topraktan alımı düşük seviyededir ve noksanlığı sıklıkla gözükür, elbette bilindiği üzere EDDHA şelatlı demriler ile bu problem ortadan kalkmaktadır (bknz: Kellomfer,Segurofero,Hierrofer).Demirin (Fe) alınımını kötü etkileyen faktörlerden diğerleri de drenajı ve havalanması kötü olan topraklar ve ortamda diğer ağır metallerin fazlaca bulunması olarak sıralanabilir. Demirin (Fe) bitkideki fizyolojik işlevleri ise klorofilin yapısına katılması, enzim aktivatörü olarak biyokimyasal reaksiyonları katalizlemesidir. Klorofilin yapısına katıldığından dolayı fotosentez için oldukça fazla önem arz eder. Eksikliğinde yapraklarda Kloroz adı verilen sararma görülür.
Amino asitlerde Demiri (Fe) şelatlayabilirler. Her ne kadar sentetik şelatlar kadar stabil olmasalar da kılcal köklerdeki emiciliği ve doku geçirgenliğini artırmakta radikal etki yaparlar. Demir ile Amino asitler (STYM-25 ve/veya OLA) BERABER KULLANILDIKLARI ZAMAN sinerjik bir etki gösterirler, ilaveten bitki içerisinde demirin etkinliğini devam ettirerek daha yüksek mobiliteye olanak sağlarlar.
Demir bitkilerde inmobilize olabilir çünkü; Stok maddelerin bir kısmını (fitoferitin) ile bağlanabilirler bunun dışında, karbonat veya nitrat gibi belirli iyonların oluşması doku pH sını arrtıracağından dolayı çözünebilir ve alınabilir demirin miktarında azalmaya sebep olurlar. Amino asit gibi asidik maddelerin birikimi bazı bitkilerde dokusal pH yı düşürerek demiri çözünebilir ve alınabilir halde tutan bir mekanizma oluşturabilir.

Mangan (Mn)
Mangan (Mn) bitliler tarafından Mn+2 şeklinde alınır. Bitkide klorofil oluşumuna yardım eder, enzimatik ve fizyolojik olaylarda katalizör görevi üstlenir. En önemli görevlerinden bir diğeri ise bitkilerde erkek ve dişi çiçeklerde bulunan organ yapılarının daha güçlü ve düzgün oluşmasına katkı sağlamaktır bu özelliği üreme için çok önemlidir. Karbonhidratların suya ve karbondioksite parçalanmasında ve solunum olaylarında görev alır. Meyvelerin homojen renklenmelerine olumlu katkı verir. Mangan (Mn) topraktan bitki tarafından alınma durumları Demir (Fe) ile oldukça benzerdir düşük pH da Mangan (Mn) bitkiler tarafından çok daha iyi alınır. (bknz: amaros w, amaros L)

Çinko (Zn)
Çinko (Zn) bitkiler tarafından Zn+2 şeklinde alınır. Bitki fizyolojisi açısından son derece önemli bir elementtir. Bitkilerde büyüme noktalarının hareket kabiliyetini artırarak, hücre bölünmeleri teşvik eder. Bitki daha sağlıklı bir gelişim gösterir. Bitkilerde, enzimlerin yapı elementi olarak ve aktive edilmesinde, protein sentezinde, karbonhidrat metabolizmasında ve IAA sentezinde görevlidir. Bitkilerde çiçeklenmeyi, meyve tutumunu ve döllenmeyi artırır. Topraktan uygulamalarda kök gelişimini teşvik eder. Bitkilerin soğuğa karşı daha dirençli olmalarına yardımcı olur. (bknz: greenbull

Bor (B)
Toprakta bulunan çözünebilir borun önemli bir kısmı borik asit (H3BO3) şeklindedir. Bor diğer bitki besin elementlerinden farklı olarak toprak çözeltisinde iyonize olmamış halde bulunur bu sebeple toprak kolloidlerine bağlanmaz ve kolayca yıkanarak alt topraklara iner. Yıkanmanın fazla olduğu organik madde açısından düşük ve kumlu topraklarda Bor (B) noksanlığı daha sık görülür.
Bor (B) Bitkisel üretimde Nükleik asit sentezlenmesinde, polenlerin (tozları) çimlenmesinde, meyve tutumu ve meristem doku büyümesinde, şeker(karbonhidrat) ve protein sentezinde, şekerin yapraklardan depo organlarına iletilmesinde, zayıf meyve tutumunun giderilmesinde, apikal tomurcuklarda nekrozların ve meyve lekelerinin önlenmesinde son derece faydalı ve etkilidir. Ayrıca yumuşak ve taş çekirdekli meyve ağaçlarında, polen tozlaşması ve polen tüpünün oluşumunu harekete geçirir. Hücrede tuz ve şeker oranını arttırarak bitkilerin soğuğa dayanımını destekler. Kalsiyum alınımını tetikler, meyvenin kalsiyum yoğunluğunu arttırır. Zeytinde meyvelerdeki pörsüme ve şekil bozukluğunu, bağda boncuklanma riskini azaltır. Bor(B) noksanlığında Döllenme ve meyve tutumunda yetersizlik, yapraklarda ve meyvelerde şekil/doku bozukluğu, Büyüme konisinde ölüm, gövde de çatlama ve çürümeler şeklinde kendini gösterir. (bknz. Torobor)

Bakır (Cu)
Bakır (Cu) bitkiler tarafından Cu+2 formunda alınır. Yüksek organik madde miktarı Bakır (Cu) eksikliğine sebep olabilmektedir bunun sebebi Bakırın (Cu) organik madde tarafından diğer mikro elementlere nazaran daha kuvvetli bağlanmasıdır.
Bakır (Cu) bitkilerde enzim üretimini teşvik ederek fotosentez üzerine olumlu katkı verir. Bitkiyi besler, klorofil sentezinde yer alır, protein ve vitaminlerin oluşmasını sağlar, bitkide yavaş büyümeyi engeller ayrıca fungal hastalıklar üzerine de baskılayıcı etkisi vardır. Bakır noksanlığı diğer mikro elementler gibi önce genç yapraklarda görülür. Çünkü bakır bitki bünyesinde hareketli değildir. (bknz: ly cupper gold, cuce)

Insights

Benzer İçerikler

Organik Maddeler ,Organik Karbon (Hümik -Fülvik Asitler) ve Amino asitler

Bitki Besin Elementlerinin Topraktan Alınması