Bitki besin elementlerinin topraktan bitki tarafından alınması birden fazla duruma göre değişiklik gösterebilir. Toprağın pH’sı, toprağın yapısı, bitki besin elementlerinin birbirine antagonist ve sinerjik etkisi, biyolojik faktörler bu durumlara örnek olarak gösterilebilir.
Toprak pH’sı ve toprak yapısı
Topraktan bitki besin maddelerinin alınımı etkileyen en önemli faktörlerden biri toprak pH’dır. Toprak pH’sı toprağın asitliğini veya bazikliğini gösteren bir veridir. Toprakta H+ iyonları varsa toprak asidik OH– iyonları fazla ise toprak baziktir. Bu iyonların birbirine yakın veya eşit bulunduğu derişimler de ise toprak pH’sı nötraldir.
Toprak pH’sı toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini önemli ölçüde etkilemektedir. Toprağın verimliliği, bitki gelişmesine uygunluğu ve toprak mikroorganizmaları tarafından istenen özellikleri taşıması toprağın pH’sına bağlıdır. Toprak pH’ı bazı bitki besin elementlerinin çözünürlüklerinin artmasını veya azalmasını sağlayarak bitki gelişmesini olumlu veya olumsuz etkiler. Bunun sebebi ise bitkilerin topraktaki besinleri katı olarak değil toprakta çözünmüş halde yani toprak solüsyonu içerisinden iyonlaşmış halde almasıdır bu besin elementlerinin çözünebilir ve alınabilir formda olması toprak pH’ile doğrudan alakalıdır.
Mikro elementlerin neredeyse tamamı metaldir. Metaller alkali koşullarda metal hidroksitlerine dönüşürler ve bu formda bitki tarafından alınımları minimum seviyeye iner. Örneğin toprakta bulunan Çinko (Zn) ya da Demir (Fe) elementi OH– yani hidroksil iyonları ile birleşerek Zn(OH)2 ve Fe(OH)3 ve Fe(OH)2 metal hidroksit bileşiklerini oluştururlar ve bu formda yarayışlılıkları oldukça azalır.
Bu durum diğer bitki besin elementleri içinde geçerlidir bundan dolayı su ve toprak analizlerini yaptırıp çıkan sonuca göre gübreleme programına devam etmek gereklidir. Eğer yüksek pH’lı bir toprakta üreticilik yapılıyorsa ve damla sulama sistemi kullanılıyorsa hazırlanan gübre çözeltilerinin asitleştirilerek verilmesi verimi artıracaktır. Mikro element uygulamalarında ise şelatlı formülasyonlar tercih edilmedilir. (bknz: torocombi,makrocombi, kellomix combi,way out mix LS)
pH ın yüksek yani bazik koşulların olması ne kadar bitki besleme için optimal bir koşul değilse aynı şekilde pH ın düşük yani asit koşulların mevcut olması da bitki besleme için optimal bir durum değildir. Asidik koşullarda nitrifikasyon reaksiyonları azalarak Azot (N) dönüşümünde azalmaya sebep olur, Molibden (Mo) bitkiler tarafından alınamaz formuna dönüşür. Asidik koşullarda çözünürlüğü artan bitki besin elementlerinin bitkide toksisite yapabilecek derişimlere gelmesi söz konusu olabilceği gibi aşırı çözünen bu elementlerin diğer elementlerin alınımını baskılaması sonucu da bir takım noksanlıklar görülebilir. Arpa, şeker pancarı gibi yüksek derecede asitliğe duyarlı bitkilerin de kök sistemi zarar görebilir.
Yağışın bol olduğu ılıman iklimlerde genellikle asitli topraklara rastlanır. Bazik topraklar ise daha çok kurak ve yarı kurak bölgelerde bulunur. Ülkemizde Karadeniz Bölgesi dışındaki toprakların pH değeri genellikle alkali sınırlar içerisindedir. İdeal tarım topraklarında pH sınırı 6.50-6.80 arasında olmalıdır ülkemiz topraklarında ise pH 7.20-8.50 arasındadır.
Bitki beslemede alınabilecek maksimum verimi almak için bu hususlara dikkat etmek ve uygulama yapılacak arazinin koşullarını göz ederek üretim yapmak, ekonomi, ürün kalitesi ve çevre için en doğru olacaktır. Yanlış uygulamalar ile topraklarımızın ihtiyaçlarının tersine hareket etmek hem bize hem de gelecek nesillere daha verimsiz bir toprak bırakmak dışında bir işe maalesef yaramayacaktır.


